(Agos)

Taraf gazetesinin Wikileaks’in yayınladığı Stratfor belgelerine sayfalarında yer vermesi üzerine küplere binen Başbakan Erdoğan partisinin Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı’nda yine esti gürledi.

Erdoğan’a “2 yıl ömür biçildiği” yönündeki bilgilerin yer aldığı belgelerle ilgili olarak Başbakan, gazeteyi suçladı:

“Söylentilere kanıp bize ömür biçenler, cüretkar oldukları kadar büyük de bir küstahlık içindedir. Bu söylentileri manşetlerine taşıyanlar da, bu mihrakların taşeronluğunu yapanlar da aynı şekilde büyük bir küstahlığın içindedir.”

Belgelerdeki iddiaların içeriğine dair yorum yapmayan Başbakan, “Bu tehditlere pabuç bırakmayacağız” diye konuşurken, “Allah’ın takdir ettiği ömrü hiçbiriniz ne bir an geri, ne bir an ileri götüremezsiniz. Plan ona aittir ve o plan işleyecektir.” ifadesinde bulundu.

Erdoğan, Kürt sorunu üzerine şunları söyledi;”Kürt meselesiyle ilgili terör konusuna bakışımız en başından beri bellidir. Güneydoğu, Kürt sorunu, adına ne derseniz deyin… 2005 Ağustos’unda Diyarbakır’da yaptığım konuşmayla ivme kazanmıştır. Meselenin çözümüne yönelik adımlar attık. 2010 yılında ‘Milli Birlik ve Kardeşlik Projesi’ adı altında süreç başlattık. Sorunu çözmek için yeni ve kararlı bir adım başlattık. Bu süreç milletimizden iki kez onay aldı. Bu işin onayını muhalefette bulunan partilerden değil, milletten alacağız. Bize verilen desteği heba etmek niyetinde değiliz.”

“Kürt meselesi, terör meselesi, Güneydoğu meselesi… Bir sorunlar kümesidir” diyen Erdoğan, çözümün karşısında muhalefet partilerinin bir araya geldiğini söyledi; “Yanyana gelmeleri düşünülemeyen bu üç parti 12 Eylül’de de 12 Haziran’da da tüm ilkelerini çiğneyip bir araya geldiler.”

Muhalefet partilerine karşı üslubunu sertleştiren Başbakan Erdoğan, “Biz CHP, MHP ve BDP’yle değil, milletimizle yürüyoruz. Biz milletimizin desteği ve hayır duasıyla bu meseleyi çözeceğiz, son nefesimize kadar bunun mücadelesini vereceğiz” dedi. Kürt sorununu çözeceklerini vurgulayan Erdoğan, “Bu bir kardeşlik meselesidir. Bizim kardeşliğimiz, bir kavmiyet, bir ırkçılık kardeşliği değildir. Bizim bir inanç kardeşliğimiz var” şeklinde konuştu.

 

O, Şey’liği kendi seçti. Her gün bir şeyin şeyi oluyor bugün de ŞEYLER’in şeyi olmuş çok mu?..

…öyle ya, taksim’i düşman kuvvetleri ele geçirmek üzereler, belki adını da sindaghma yaparlar.”

 

… “cami yapılacakmış” diye kıyameti koparıyorlar, yalanlandı. (ayia triada kilisesini çok severler ama.)”

 

…protesto kimsenin umurunda değil, proje çatır çatır uygulanacak ama “sanatçı arkadaşların” isimleri basında bir kere daha geçmiş oldu.”

 

…sanatçı arkadaşların bir sonraki eylemlerinde çakmak çakıp gitar eşliğinde “protest müzik” falan yapmalarını da bekleriz (joan baez, zülfü livaneli ve victor jara söylesinler… “

 

Tövbe, “hem özürlü hem CHP’li” olduğu için amigo basının çok sevdiği Şafak Pavey hanım kızımız hariç.”

Feb 012012
 

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan AKP İl Başkanları Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, tüm Türkiye tarihini CHP uygulamalarına bağlayarak ana muhalefet partisini eleştiri yağmuruna tuttu.

“Bunların hepsi CHP’li. Düşünebiliyor musunuz Elifba kitapçığını yasaklamışlar. Bu zihniyete ne denirse CHP zihniyeti de odur. Hz. Ali’nin Cenkleri’ni yasaklamışlar. Senin cenklerle ilgilenmen lazım. … Rıfat Ilgaz’ın Yaşadıkça kitabını yasaklamışlar. Aziz Nesin’in Azizname adlı kitabının toplatılmasına ilişkin Bakanlar Kurulu kararı.”

Hapisteki gazetecilere “onlar gazeteci değil terörist” diyerek hem savcı, hem yargıç hem de kanun olduğunu bir kez daha sergiliyen Erdoğan, Paul Auster tartışmasına da girdi:

“Geçenlerde yazar Paul Auster bir Türk gazetesine röportaj verdi. Türkiye’yi antidemokratik bulduğu için gelmiyormuş.Hapiste yatan gazeteciler yüzünden Türkiye’ye gelmiyorum. Çin’e de gitmiyorum. Aman! Biz sana çok muhtacız. Gelsen ne olur gelmesen ne olur. Türkiye irtifa mı kaybeder? Kılıçdaroğlu da sahip çıkıyor. ‘Onun gördüğünü bazıları görmüyor’ diyor. Tencere yuvarlanmış kapağını bulmuş. Bu yazar en son 2010′da İsrail’e gitmiş. Güya İsrail demokrat, laik, insan hak ve hürriyetlerinin sınırsız olduğu bir ülke. Sen ne cahil bir adamsın. İsrail tam bir din devleti. Gazze’de bombalar yağdıran bunlar değil mi? Bizdeki Kılıçdaroğlu görmezse onlar da görmez. Nasıl oluyorsa İsrail’deki hak ihlallerini görmüyor.
Bu yılki yazarlar konferansına da Auster ile Kılıçdaroğlu birlikte gider.”

Tüm uluslararası Sivil Toplum Örgütleri ve düşünürleri düşman ilan eden Erdoğan, kendine özgü herkes yanlış sadece benim söylediğim doğru yaklaşımıyla bu konuşması ile yarının “şey”i olma yolunda önemli mesafe kaydetti:

“İçeride olan gazeteciler gazetecilik mesleğinden dolayı içerde değil. Öyle zanlılar var ki bizzat terör eyleminin içinde bulunmuşlar, polis katletmişler. Bunların ceplerinden terör örgütünün basın kuruluşlarının kimlikleri çıkıyor. Terör örgütü de gazeteci tutuklandı diye propaganda yapıyor.
Türkiye’nin ana muhalefet partisinin genel başkanı da gittiği her ülkede, görüştüğü her yabancıya ülkesini kötülüyor. Ülkesinde gazetecilerin tutuklu olduğunu iddia ediyor. Orada da buna pek inanmıyorlar.”