Türk parasını koruma kanununa muhalefet etmiş olmayacaksak Ermeni Dram’ına benzetildiği için eleştirilen yeni TL sembolünü günün şeysi yapasımız var.

Nasıl yani İngiliz Pound’una benzeyebilir, Amerikan Doları’na benzeyebilir, hatta Sudan Sterlini’ne benzeyebilir ama Ermeni Dram’ına benzeyemez öyle mi.

Bundan böyle Ermeni Lirası ve Türkiye’nin dramı desek daha doğru olacak. Çünkü bu gerzeklikle bize düşmana hacet yok!

 
taneryildiz

Enerji Bakanı Taner Yıldız artan petrol ve doğal gaz fiyatları ile ilgili verdiği demeçte işi “Dünya bile AKP iktidarına çelme takmaya çalışıyor”a getirdiği ve anlamsız demeçlerine yeni biranlamsızlık kattığı için Günün Şeyi seçildi.

Kendisini hararetle kutlarız.

Türkiye için BM kararının hukuken bağlayıcı olduğunu söylemeliyim. Onun haricinde biz bir AB üyesi ülke değiliz. O yüzden AB’de alınan kararların hukuken Türkiye açısından bir bağlayıcılığı bulunmamaktadır. Türkiye aynı şekilde ABD içinde alınan kararlar için de aynı cümleleri söyleyebilir. Biz öncelikle vatandaşlarımızın hemen hemen 25 milyar dolardan daha fazla petrol ve ürünleriyle beraber, ulaşım alanında kullanılan, bunun özellikle altını çiziyorum, petrol ve ürünlerinin elektrik üretiminde direkt bir katkısı yoktur. Biz buna ulaşım sektörü açısından baktığımızda 16 milyon adet aracın ihtiyacının karşılanabilmesi açısından Tüpraş’ın temel ham maddesi olan ham petrolün alındığı ülkelerden bir tanesidir.”

 

Biz cari açığı azaltmayla alakalı bir kısım çabalar, gayretler içine giriyorken ve ham petrolün fiyatının, enerji kalemlerinin, ulaştırma kalemlerinin, girdilerini azaltmaya çalışıyorken, arzda ve tüketimde herhangi bir değişiklik olmamasına rağmen, rakamların spekülatif manada çıkmış olması, Türkiye için istemediğimiz, temenni etmediğimiz bir noktadır. ‘Dünyanın bu manada bize yük olmaması lazımdır’ diye düşünüyorum”

 
AzizYildirim9

Başı belada savunma yaparken bile Galatasaray’a saldırmaktan kendini alamadığı için….

Aziz Başkan’a bakılırsa herkes şikeci; Almanya, Avusturya, Güney Afrika, İsviçre….

Saymakla bitmez.

Bulunduğu koşullara üzülüyoruz, ama hatırlatmak ta istiyoruz; hakkında dava açılan klüp Galatasaray değil sayın başkan, Fenerbahçe!

 

Günün Şeyi olmuş ve bu sabah itibarıyla açığa alınmıştır. Kendisinin derhal bir parti kurmasını ve Türk faşizmini semalara taşımasını tavsiye ediyoruz. Ülkenin böyle kahramanlara ihtiyacı var!

Çocuklar bir defa genellikle hırsız. Bunun yanında çocuklara devamlı ’Anneniz yoğurt mayalıyor mu’ diye sorarım. ’Evet mayalıyor’ diyorlar. Bir kere yoğurt bozuksa, mayası bozuktur. Aile ne ise, çocuğu odur.

Bulunduğum çevreyi sokak sokak dolaştım. O kadar kullanılmayan ev var ki. Çocuklar köpek bakıyor. Orada soba yakmış oturuyorlar. Yetkililere eski ve boş evlerin yıkılmasını söyledim. Analar ne kadar kültürlü olursa yetişecek nesil o kadar kültürlüdür.

İngiltere’de okullarda şiddetin dozunu ayarlamak için bir takım tartışmalar yapılıyor. Arjantin ya da Brezilya’da emniyette, suçlu çocuklara ’Nasıl bir şiddet uygulayalım’ diye tartışılıyor. Ben bunu bizzat okudum, kafadan atmıyorum.

En önemli tespitim, suça meyilli çocukların yüzde 90’ının ailelerinin geçimi sosyal yardımlaşma vakfı tarafından karşılanıyor. Yıllar önce Breziyla’da sokak çocuklarını yok etmek için bir örgüt kurulmuştu. Kusura bakmayın, belki biraz anormal gelebilir ama ben şunu istiyorum: Tıp bu kadar gelişti yüz nakli yapılıyor. Emniyette suçluların kanını alıp gen haritası çıkarsınlar. Çocuk doğduktan sonra analizi yapılsın. Vatana, millete, bu ülkeye zararlıysa yürümeden yok edilsin.”

 
esh_48086

Fok Badem’i “döverek eğittiği” ve üzerine bir de bunu savunduğu için baytar Avni Gök bugünün Şey’i oldu. Allah akıl fikir biraz da vicdan nasip eyleye….

Haberi de şöyle:

Muğla’nın Marmaris İlçesi’ne bağlı Karacasöğüt Köyü’ndeki bir koyda yaptırılan havuzda rehabilite edilmesi için üç yıl tutulan Akdeniz foku Badem’in sopayla dövülerek eğitilmeye çalışıldığı ortaya çıktı. Şok görüntülerde çekim yapan kişinin sesi duyuluyor ve Badem kendisine gösterilen şiddete kızgın sesler çıkararak tepki veriyor. Veteriner Avni Gök, uygulamanın Badem’i insanlardan uzaklaştırmaya yönelik olduğunu belirtirken, bilim adamları sopa kullanmanın son derece yanlış olduğu fikrinde birleşti.

Badem, Akdeniz Foku Araştırma Grubu (AFAG) tarafından 5 Aralık 2006 tarihinde İzmir Foça’da rehabilite edildikten sonra 28 Nisan 2007 tarihinde Gökova Körfezi’nde Karacasöğüt Köyü’ndeki bir koyda yaptırılan özel bir havuza nakledildi. Buradaki havuzda AFAG ve veterinerler gözetiminde eğitime tutulan Badem, 7 Ocak 2010 tarihinde artık yaban hayatına alıştığı belirtilerek çiftleşmesi için salıverildi. Badem, Yunan adalarını, Bozburun ve Datça’yı aylarca turlayıp gezdikten sonra Gökova Körfezi’ne döndü. Yaban hayatına alıştığı ve artık kafeste tutulmaması gerektiği AFAG yöneticileri tarafından da açıklanan Badem, misafir gibi gidip gelmeye başladı.

Karacasöğüt köylüleri 16 Şubat 2011’de kendi arazilerinin rehabilitasyon merkezi tarafından işgal edildiğini, bölgede çocuklarının balık avlayamadığını ve mağdur olduklarını öne sürerek merkezin kapatılması isteyen bir basın toplantısı düzenledi.

Ardından başlatılan imza kampanyasında toplanan onlarca imza, 3 Nisan 2008 tarihinde çekilen Badem’in sopayla vurularak eğitildiği video görüntüleri de eklenerek 13 Haziran 2011’de Marmaris Kaymakamlığı’na ve 17 Haziran 2011’de de Özel Çevre Koruma Kurumu’na (ÖÇKK) gönderildi.
Son olarak, AFAG Yönetim Kurulu Başkanı Cem Orkun Kıraç’ın, “Gökova’da Badem canlı balıklarla beslenirken, Mülki İdare Amirliği denizi kirletme gerekçesiyle ceza alınacağını iletince canlı balıkları dondurmak zorunda kaldık. Badem hiç sevmediği halde mecburen ölü balık verdik. Yetkililere sorunumuzu anlatamadık ve sonucunda Badem’in beslenmesi eski düzeninde olmadı. 2011 sonunda ise doğum yaptı, ancak yavrusu ölü doğdu” şeklindeki yazısı 14 Şubat 2012’de ulusal bir gazetede yayımlandı.
Bu sözlerin ardından ortaya çıkan ve DHA tarafından da ele geçirilen görüntüler izleyenleri şoke etti. 3 Nisan 2008 tarihinde çekildiği saptanan video görüntülerinde kaydı kimin yaptığı bilinmiyor. Ancak görüntülerde çekim yapan kişinin ’vur bir tane’ şeklindeki sözleri duyuluyor ve sopalı eğitmen veteriner Avni Gök’ün Badem’e şiddet uyguladığı, sopayla vurduğu, dürterek terbiye etmeye çalıştığı açıkca görülüyor. Badem ise bu şiddete kızgın sesler çıkararak tepki veriyor.

 

O, Şey’liği kendi seçti. Her gün bir şeyin şeyi oluyor bugün de ŞEYLER’in şeyi olmuş çok mu?..

…öyle ya, taksim’i düşman kuvvetleri ele geçirmek üzereler, belki adını da sindaghma yaparlar.”

 

… “cami yapılacakmış” diye kıyameti koparıyorlar, yalanlandı. (ayia triada kilisesini çok severler ama.)”

 

…protesto kimsenin umurunda değil, proje çatır çatır uygulanacak ama “sanatçı arkadaşların” isimleri basında bir kere daha geçmiş oldu.”

 

…sanatçı arkadaşların bir sonraki eylemlerinde çakmak çakıp gitar eşliğinde “protest müzik” falan yapmalarını da bekleriz (joan baez, zülfü livaneli ve victor jara söylesinler… “

 

Tövbe, “hem özürlü hem CHP’li” olduğu için amigo basının çok sevdiği Şafak Pavey hanım kızımız hariç.”