Kategori: Pazar Pazar

Dido, Bir İzmir Masalı

Dido, Bir İzmir Masalı

Prem Saisha Selam dostlar, bugün size dün bitirdiğim ve hala etkisinden çıkamadığım Dido’ dan, Efe Moral’ın ilk Türkçe kitabı Dido’ dan bahsedeceğim. Arada bir asfalyaları atan, özgüvenli, sevgi dolu, cesaretli ve açık yürekli kentimizin, İzmir’in insanlarının kökleri çok büyük acıların farklı farklı hikayeleridir aslında. Çoğumuzun örtük aile geçmişi, yurt terk etmenin bastırılmış acısı ve hasretiyle […]

Yol uzak, sen yakın

Yol uzak, sen yakın

Funda Yağlı Berxwedan, gözüne dünyayı, umudu, inadı ve feri sönmüş hayatın kuytularında kalan ışık parçalarını sığdıran, sözüne öz’ünü ve direncini saklayan güzel arkadaşım. Sen gideli çok oldu. Kimilerinin sürgün, kimilerinin peşi sıra sürüklediklerinle kırgın bir gidiş, kimilerinin dönmeye hazırlıklı bir uzağa bakış olarak gördükleri günler senin yanından geçip giderken, hiçbirimiz bilemedik aslında senin yol kenarlarına […]

Düğümlere üfleyen kadınlar

Düğümlere üfleyen kadınlar

Funda Dörtkaş Geçen sene bu ay… Ertesi gün doğum günümdü. Ondokuz Şubat’da geldin. Senin geleceğini duyduğumda daha iyi bir doğum günü hediyesi olamaz diye düşünmüştüm. İmza saatine onca zaman varken kitabevinin yolunu tutmuş, sıranın başlarında yer alabilmek için uğraşmıştım ki sonrasında uzunluğunu gördüğümde hayret etmediğim insan kalabalığının içinde belki de denizin kenarındaki küçük çakıl taşlarından […]

Pazar Pazar: Karanlık olur gün, aydınlığa çalar gece…

Pazar Pazar: Karanlık olur gün, aydınlığa çalar gece…

“Vicdan, Tam kalbimizin altında duran bir organ… Vicdan, bir bebeği ilk ağlatan, Bir ölüyü son terkeden… Vicdan…” Mine Söğüt   Bazen, yoğunlukla çocuklukta, insan, acıyı deneyimlerken kanayan kolunu kapatan kırmızı-siyah kabuğun altına gizlenir. Kanasa da acısa da inadına ve inadına koparılan kabuk, korkusuz bir karşı duruşun da tavrıdır. Bundan değil midir ki o kabuk bile isteye tekrar […]

Babamın sesi

Babamın sesi

Ait Olduğun Toprağın Sesi, Belleğinin İzidir   Dedemi hiç tanımadım. Babamın babasını… Sadece ne kadar iyi bir insan olduğunu ve kopup geldiği topraklarına, içinde nasıl bir özlem büyüttüğünü dinledim hep. Yüzünü görmedim, sesini duymadım. Küçük bir bakkal dükkanına sığdırdığı yaşamını, cezaevi günlerini ve sonrasında erkenden göçüp gittiği ömrünün izini Adıyaman’da sürdüm. Belki de hep bu […]

Ahmet Kaya için

Ahmet Kaya için

Doğum günün özlemimizi kuşatan bir an şimdi… Özledik… Öyle içten dokunuyordun ki yaşamımıza, eksik bir yanımız. Sesinle avunabiliyoruz yalnızca özlediğimiz her anın içini doldurmak için. Bir de arada gerçekliği donduran o fotoğraf karelerinin izini sürüyoruz… Bazen hiç ummadığımız bir anda dudağımızın kenarına ilişiveren bir şarkı, içtenliğini, naifliğini ve o kimsenin dokunamadığı yüreğinin gerçekliğini de fısıldıyor […]