Dido, Bir İzmir Masalı


Prem Saisha

Selam dostlar, bugün size dün bitirdiğim ve hala etkisinden çıkamadığım Dido’ dan, Efe Moral’ın ilk Türkçe kitabı Dido’ dan bahsedeceğim.

Arada bir asfalyaları atan, özgüvenli, sevgi dolu, cesaretli ve açık yürekli kentimizin, İzmir’in insanlarının kökleri çok büyük acıların farklı farklı hikayeleridir aslında. Çoğumuzun örtük aile geçmişi, yurt terk etmenin bastırılmış acısı ve hasretiyle doludur. Bu yüzdendir ki hepimiz yeni bir yurda ayak basmanın ürkekliğini ve göçmen olma ruhunun tutunma azmini taşırız. Geçmişin sürgün ve mübadele izlerinin eski ayrışmalarını unutuşa bırakıp beraberce yaşamanın yeni zamanlarını yaratan ender kozmopolit şehirlerden biri olmayı başarmışızdır. Ama tarihçilerin Smyrna’mız hakkında çok uzun sürmüş bir suskunlukları olmuştur baktığımızda. 1914’ten beri yaşanan alt üst oluşlar, dolup dolup boşalmalar, el değiştirmeler çok uzun süre hem Türk hem de Yunan tarafında çok şiddetli ve çok sancılı yaşandığı için, kentin tarihini yazmak da çok zor ve nereden ele alınacağı bilinemeyen bir hal almıştır. Kentin tarihini de, kentin romanını da yazmak için iki tarafın da yaralarının kabuk bağlaması gerektiği içindi bu belki de.

Dido, Bir İzmir RomanıSavaş da, ayrılık da, yokluk da, yoksulluk da, acı da… olsa, bu kentin göçmen ruhlu kadını ”işte hayat bu” diyerek tüm bunların üstesinden gelmek için dişini tırnağına katarken, aynı zamanda yüreğindeki o yaşam sevincine de su vermeyi ihmal etmez.
İşte Dido da o kadınlardan biri. Kentin onlara hazırladığı bin bir çeşit drama rağmen tutunan, yarinin de tutunmasını sağlayan, gittiği her coğrafyada yuvasını kurup, ayakta tutmayı beceren Egeli bir dişi kuş.
Benim de dede tarafım Girit, anneanne tarafım Selanikli. Göçmen geleneklerine bağlı bir ailede yetiştim. Bu yüzden kitap beni ço

k daha fazla etkiledi haliyle.
Bu kitap için yazarına teşekkür etmek gerekir. Bu şehire bu kitap lazımmış çünkü. Hikayenin değişik kollarla ilerleyişi, Efe’nin aşırı akıcı anlatımı, arada verdiği tarihi bilgiler, sadece Küçük Asya’dakilerin değil, bu toprakta çile doldurmuş bütün azınlıkların  masalı olmuş çıkmış. Bu yönüyle Efe’nin anlatımını ve kitabın genel formatını Sandy Tolan’ın Limon Ağacı kitabına pek benzettim ben. İngilizceye çevirilmesi halinde uluslararası platformlarda da çok ilgi göreceğini düşünüyorum. Dido’nun yolu açık olsun. Olabildiğince çok okurla buluşsun.

Yorum Girin