Biber gazı konusunda yanlış tartışma


Fréderike Geerdink

 

İçişleri Bakanı Şahin biber gazından sözederken “zararlı değil” diyor. Ama son birkeç yılda Türkiye’de yedi kişi biber gazı yüzünden yaşamını katbetti. Örneğin, iki kişi gaza maruz kaldıktan sonra kalp krizi geçirerek, bir kişi gaz kutusunun kafasına isabet etmesi sonucu öldü. Şimdi biber gazının zararlı olup olmadığı konusunda bir tartışma sürüyor. Ben ise başka bir soru sormak istiyorum: Türk polisi neden mitingleri daha iyi yönetme konusunda eğitilmiyor, neden kontrol dışına çıkmalarına izin veriyor?

Metin Lokumcu’nun ölümünü örnekleyelim. Gürcistan sınırı yakınında bir sahil kasabası olan Hopa’da yaşayan bir öğretmendi Lokumcu. Geçtiğimiz yıl AKP seçim kampanyası için Hopa’ya da gitti ve Başbakan Erdoğan bir konuşma yapacaktı. Hopa’da AKP’nin pek sevilmediğini söyleyebiliriz. İnsanlar AKP’ye karşı bir protesto yapmak için toplandılar, aralarında Lokumcu da vardı. Protestolar kontrolden çıktı, taşlar atıldı, tazyikli su ve biber gazı kullanıldı. Metin Lokumcu daha sonra anlaşıldığı üzere biber gazı kullanımının yarattığı paniğin ardından kalp krizi sonucu hayatını kaybetti.

Melekler

Türk Polisi biber gazı kullandığında bunu büyük ölçekte gerçekleştiriyor: bir TOMA aracından tüm kalabalığın üzerine sıkıyor. Birkaç kişinin taş atması polisin karşılık vermesi için yeterli, bazen birinin taş atmasını dahi beklemiyorlar. Çoğunlukla bir protestonun mevcudiyeti yeterli biber gazı kullanmaları için. Yakın zamanda bunun örnekleri çok: üniversitelerini ziyaret eden siyasileri protesto eden öğrenciler, eğitim sistemindeki değişiklikleri protesto eden sendikacılar, Metin Lokumcu’nun ölümünü protesto ederken polisle çarpışmaya başlayan solcular, ve benzerleri.

Protestocular hiç mi yanlış birşey yapmıyor? Hepsi birer melek mi? Konu bu değil! Eğer çok büyük ölçekte bir ayaklanma olsa biber gazı kullanımı anlaşılabilir, fakat biber gazı kullanılan olaylar bundan çok uzakta. Kalabalıktaki birkaç kişinin taş attığı örneklerde biber gazı kesinlikle kullanılmamalı çünkü sadece barışçık biçimde protesto haklarını kullanmakta olan insanların sağlığını tahrip etme olasılığı var. Aynı zamanda biber gazı kullanımı sadece tansiyonu artırmaya yarıyor ve eğer kimse taş atmıyorsa bile biber gazı kullanımı ile herkesin taş atmaya başlaması sağlanıyor.

Mitinglerin yönetilmesi, kontrolden çıkmalarının engellenmesi İçişleri Bakanlığı ve polisin sorumluluğunda. Gerçekten de halkın demokratik protesto haklarını güvenlik içinde kullanmalarını sağlamak zorundalar. Türk polisi bunu becermekten çok uzakta. Bunun sağlanması için ilk adım barışçıl protestoculara karşı biber gazının kullanılmasının yasaklanması ki Türkiye’deki protestoların çoğu bu sınıfa giriyor.
Bu yazı journalistinturkey.com’da yayınlanan İngilizce orijinalinden tercüme edilmiştir.

Yorum Girin