“Kumpanya” Notları


Güzin Tekeş

Tartışmasız, festivalin izlemesi en zor filmi, Cumartesi gecesi izlediğimiz usta yönetmen Theo Angelopoulos’un 230 dakikalık epik filmi “Kumpanya  (O Thiasos)” idi. Yakın zamanda talihsiz bir trafik kazasında hayatını kaybeden yönetmenin filmleri oldum olası sabrımı zorlasa da  “Kumpanya”, Yunanistan tarihine dair bilgisi “Kahpe Bizans”tan öteye geçmeyen biri için gerçekten zor bir deneyimdi. Hele benim gibi yaklaşık dört saatlik Yunanca bir filmi İngilizce altyazılı seyretmek zorunda kalınca, film haliyle festivalin unutulmazları arasına giriyor. Malum, festivallerde İngilizce olmayan filmler İngilizce altyazılı olarak gösterilir. Türkçe altyazılar ise perdenin altına eklenen ayrı bir bölüme yansıtılır ve boy konusunda Tanrı’nın cömert davrandığı kullarından değilseniz Türkçe altyazıları görmek tamamen sinema salonunun düzenine bağlıdır. Bu vesileyle Fitaş’a da yıllardır oturma düzeniyle ilgili hiçbir iyileştirme yapmadığı için sevgilerimi yolluyorum.

“Kumpanya”, yönetmenin “36 Günleri (Meres Tou ’36)” ve “Avcılar (Oi Kynighoi)” ile beraber izleyiciyi Yunanistan’ın yakın tarihine yolculuğa çıkardığı üçlemenin ikinci filmi.  Senaryosunu da Angelopoulos’un yazdığı film, epik sinemanın önemli örneklerinden biri. Gezici bir tiyatro kumpanyası 1939 ve 1952 yılları arasında Yunanistan’da çıktıkları uzun turne sırasında uğradıkları her durakta, 19. yüzyılda geçen ve karşılıksız bir aşkı konu alan “Çoban Kızı Golfo” adlı oyunu sergilerlerken, bir yandan da Yunanistan’ın çalkantılarla dolu yakın tarihine tanıklık ederler.

Gezginci kumpanya, Aegion kasabasına indiğinde yıl 1952’dir, Yunan İç Savaşı sona ermiş, hoparlörlerden müstakbel başbakan, sağcı politikacı Mareşal Papagos’un propagandası yapılmaktadır, fakat yürüyerek otellerine yaklaştıklarında birden 1939’a, Nazi işgali yıllarına döneriz. Bu kez hoparlörlerden Metaxas ve Goebbels’in propagandası duyulur. Kronolojik sıra takip etmeyen film, Metaxas’ın faşist diktatörlük dönemini, İtalyanlarla yapılan savaşı, Nazi işgali yıllarını, Kralcılar ve Komünistler arasında geçen Yunan İç Savaşını ve nihayet Yunan iç politikasına İngiliz ve Amerikalılar tarafından yapılan müdahale dönemlerini kapsar. Film boyunca, gittikleri her yerde oyunları değişmez bir şekilde ya açılan ateşlerle ya da cinayetler ve tutuklamalarla kesintiye uğrar. Ülkelerinin çalkantılı tarihine tanıklık etmeye mahkûm olmuşçasına ülkenin her köşesinde zulüm, açlık ve ölümle karşılaşırlar. Yine de her köy ve kasabada oyunlarını sergilemeyi sürdürürler.

Sonuç olarak, oldukça uzun süresine rağmen “Kumpanya”, insanın hayatında kolay kolay karşılaşamayacağı bir sinema deneyimiydi. Böylece “The Wall”, ardından “Kumpanya” ve son olarak pazar günü izlediğim “Karanlıkta Kalanlar (In Darkness)” ile beraber, savaşın çirkin yüzü daha ilk iki günden benim için 31. İstanbul Film Festivaline damgasını vurmuş oldu.

Yorum Girin