Pazar Pazar: Ekonomi Tıkırında (mı?)


Doksanların başlarına kadar Türkiye’de ekonomi demek enflasyon demekti. O da sadece son yılın/son ayın enflasyonu diye adlandırılan birkaç haneli bir rakamdan oluşmakla birlikte daha çok bir canavar olarak algılanırdı. Hayat denen bir masalın vazgeçilmez kötü kahramanı olan bu canavar, ay başlarında ve yıl başlarında herkesin ocağını ziyaret eder ve ne var ne yoksa talan ederdi. Millet te Türk akınına uğramış Balkan köylüsü gibi tevekkül içinde bir sonraki saldırıyı bekler dururdu. Siyasiler hep enflasyon canavarını alt etme sözleri verirler ama hepsi zaman zaman bu canavarın ateşiyle yanmaktan kendilerini koruyamazdı.

 

 
 

Doksanlarda İstanbul Menkul Kıymetler Borsası’nın aktiviteleri ve hisse senetleri borsasının yaygınlaşması ile halkın gündelik sözcük dağarcığına birdenbire giren türlü ekonomik terim giderek haber kanallarında saatler süren tartışmalara ve mali disiplinin sağlanması sonucu ikibinli yıllardan itibaren enflasyon canavarının masal dünyasındaki inine dönüşüyle sonuçlandı.

 

Bu dönemde mali disiplinden uzaklaşılmamasının en büyük etkenlerinden biri de 2002’de iktidara gelen AKP hükümetinin dış kaynak nakli olmuştur. Bir yandan Avrupa Topluluğu politikalarına paralel bir mali strateji izleyen hükümet, bunu yarattığı dış ticaret açığını özellikle Arap ülkelerinden sağladığı fonlarla finanse etme yoluna gitmiştir. Ancak bu politikalar ülkenin geleneksel üretim alanlarında zayıflamasına, hatta giderek tarım ve sanayinin birçok alanında oyuncu olmaktan çıkması sonucunu doğurmuştur.

Yukarıdaki grafikte cari açığın AKP hükümetinin iktidara gelmesiyle nasıl bir artış gösterdiği izlenebilir. Sektörlerdeki kamu finansmanının ve teşviklerin ortadan kalkması, bir anlamda liberal global ekonomiye entegrasyonun ve üretim kalitesinin bir fonksiyonu olan bu gösterge zamanla sarfedilecek makro çabalarla pozitife dönüşmesi beklenirken bu süreçte sadece dış kaynaklarla finanse edilmekle yetinilmiştir. Bu da, cari açık rakamının likiditesinin bir unsurudur. Cari açık finansmanı tablosunda görülebileceği gibi dönemsel gereksinimler “diğer sermaye girişleri” kaleminden karşılanmaktadır. Reel ekoniminin bir fonksiyonu olmayan bu kalem mali disiplinin ne denli kaygan bir zeminde devindiğinin bir başka göstergesidir.

Türkiye’de 2011’in başından bu yana gündemin ağırlığını kaçınılmaz olarak özgürlükler ve geniş çaplı tutuklama operasyonları oluşturuyor. İçinde bulunduğumuz bütün ekonomik sistemlerin büyük global krizin dördüncü yılında olduğu göz önüne alındığında, hatta Avrupa Topluluğu mali sisteminin çöküş arifesinde olduğu söylenirken, Türkiye ekonomisinin yakın ve orta vadede istikrarı kanımızca gündemde hak ettiği yeri bulamıyor. Belki gerçekten 2001 krizinin getirdiği disiplin ve AKP hükümetinin yaklaşık on yıllık performansı düşünüldüğünde yakın vadede global krizin ülkeye doğrudan etki yapması uzak bir ihtimal görülebilir. Fakat bu krizin kaçınılmaz bir sonucu olarak Türkiye’nin geleneksel ihracat pazarları daralmakta, aynı zamanda da gelişmekte olan pazarlara yönelen legal fonlarda büyük bir düşüş yaşanmaktadır. Bu akımın hükümetin güvendiği dağlarda da etkisini göstermesi, veya bu ülkelerle ilgili uluslararası arenada stratejik bir hata yapılması durumunda (ki Türkiye’nin dış politikaları her zaman böyle bir durumda kalmasına çok müsait olmuştur) açıkların kapatılabilmesi için yine enflasyon canavarının kapısının çalınması kaçınılmaz olacaktır.

Ancak durum artık doksanlardan çok farklıdır. Önceki yıllarda sofralardan enflasyon canavarı için ayrılan paylar bugün dolaylı vergilere harcanmaktadır. Halkın dolaylı vergiler ve enflasyon canavarlarını birlikte tatmin edecek bir birikimi yoktur. Gerek hükümetin gerekse ekonominin konuşan kafalarının bu gerçeği unutmamaları gereklidir. Yoksa faşizm canavarının yapamadığını yapıp ortaya çıkacak yeni canavarlar zaten esamesi okunmayan demokrasiyi Türkiye’nin gündeminden topyekün silebilir.

 

Not: Bu dönemde Tüketici Fiyatları Endeksi paketinde yer alan ürünler rakamların rötuşu için hükümetçe fütursuzca değiştirildiğinden sadece Üretici Fiyatları Endeksi esas alınmıştır.

Yorum Girin