Cevaplanması Gereken Hukuk Soruları


 

 

Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde 11 Ocak’ta yapılan “Ceza Hukuku Genel Hükümler” ara sınavında sorulan sorular Türkiye’nin gündemi ve yasallıklar açısından hem çok önemli, hem de verilen yanıtlar konusunda merak uyandırıyor.

Tabii sınavda olaylara dersin konusu gereği Ceza Hukuku açısından bakılmış. Dileğimiz diğer kürsülerin de eğitimde güncel hukuksuzluklardan çıkışla bu kavramların yerleştirilmesine katkıda bulunmaya başlamaları.

İşte o sorular:

1.Sınır bölgesinde yaşayan 16 yaşındaki Şivan, ailesinin geçimini sağlamak zorunda kalmış ve okulunu bırakmıştır. Bir katır alarak, yaşadığı köydeki pek çok kişinin tek geçim kaynağı olan sigara ve mazot kaçakçılığına başlayan Şivan’ın, köyünün yakın olduğu sınır bölgesinde, yıllardır çatışmalar yaşanmaktadır. Terörle mücadele güçleri aldıkları “yanlış” bir istihbarat sonucu, terörist zannettikleri kaçakçı grubu, sınırı geçip Türkiye’ye girerken bombalarlar ve Şivan’la birlikte 34 köylü hayatını kaybeder. Bu olay üzerine bazıları şöyle bir söylem geliştirirler: “Ne fark eder ki, ha terörist, ha köylü. Hepsi aynı bölgenin insanı. Bunlar da zaten terörist olacaklardı. Sorun yok o halde, başarılı bir operasyondur bu!” Böyle bir anlayışın hakim olduğu bir devlet düzeni, nasıl bir ceza hukuku yaratırdı? Bu ceza hukukunun özelliklerini kısaca anlatınız. (10 puan)”

 

2. Mardin’de bulunan, Kadim Süryani Manastırı Deyrulzafaran’ın çevresi, 1 kilometreye kadar uzanan bölge bakımından SİT (korunması gerekli) alanı ilan edilmiş ve bu alanda her türlü kazı vs. yasaklanmıştır. Manastırın çevresinde define olduğunu duyan Sercan ve Mercan, ellerindeki haritada işaretli olan bölgede, bir çok ağacı kesip, genişçe bir alanı kazarlar. Herhangi bir şey bulamazlar ve bir rahibin ihbarı üzerine yakalanarak, “Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu”nu ihlal etmekten mahkum olurlar. Daha sonra, Kültür Bakanlığı’nın önerisiyle bir Kanun Hükmünde Kararname hazırlanır ve Manastırın çevresi SİT alanı olmaktan çıkarılır. Sercan ve Mercan’ın durumunu değerlendiriniz. (15 puan)”

 

3. “Lozan Barış Antlaşması m. 42/2 ve 3’te yer aldığı halde, azınlık okullarına bütçeden pay ayrılmaması” konusunda, TBMM Genel Kurul salonunda, gündem dışı konuşma yapan Ermeni asıllı, bağımsız milletvekili Agop, bir grup milletvekilinin sataşması nedeniyle konuşmasını tamamlayamaz. Meclis restoranında, milletvekili Asım, Agop’a saldırır ve “hadi burada konuş!” diyerek, bıçakla göğsünden yaralar. Arkadaşları tarafından derhal oradan uzaklaştırılan Asım, ertesi gün İtalya’ya kaçar. Birkaç gün sonra Agop, hastanede kaptığı bir enfeksiyon nedeniyle hayatını kaybeder. Asım’ın yargılanabilmesi için, Türkiye “iade” talebinde bulunur. İtalya ise, suçun “siyasi” olduğu gerekçesiyle talebi reddeder.

Olayı “dokunulmazlık”, “nedensellik” ve “iade” açısından değerlendiriniz. (20 puan) ”

 

4. Van’ın Erciş ilçesinde meydana gelen deprem büyük bir yıkıma yol açmıştır. Depremde evi oturulamaz hale gelen Baran, beş çocuğuyla birlikte, şiddetli kış şartlarında sokakta kalmıştır. Ülkenin her yerinden gönderilen yardımlar gerektiği gibi dağıtılamamış ve ilk günlerde, pek çok kişi çadır dahi edinememiştir. İkiz olan iki küçük kızının açlıktan ve soğuktan ölmek üzere olduklarını gören Baran, çadırların ve gıda yardımlarının bulunduğu depoya girmeye karar verir. Gece yarısı deponun kapısını kırıp, bir çadır ve yiyecek maddeleri alır. Tam depodan çıkmak üzereyken, depo bekçisi tarafından görülür. Bekçi, Baran’a durmasını söyler ancak Baran koşarak uzaklaşır. Ertesi gün jandarmayla birlikte, ilçeyi dolaşan bekçi, çadırın önünde gördüğü Baran’ı tanır ve hakaret etmeye başlar. Baran, eline geçirdiği bir kazmayla bekçiye saldırır ve tam başına vurmak üzereyken, jandarmalardan birisi ateş ederek, Baran’ı bacağından yaralar. Olayı değerlendiriniz. (20 puan)”

 

5. Ankara’nın en işlek caddelerinden birinde gece yarısı fuhuş pazarlığı yapmakta olan M. polisler tarafından yakalanarak karakola götürülür. Karakol amiri, iki polis memuruna “bunları biz yakalıyoruz savcı bırakıyor. Siz biraz terbiye edin ama iz bırakmayın” der. Polisler, M’yi tamamen soyup üzerine soğuk su dökerler ve ardından koltuk altlarına kaynamış, sıcak yumurta koyarlar. Sabaha kadar bu işlemi defalarca tekrar ederler ve sonra bırakırlar. Ertesi gün Cumhuriyet Savcılığı’na giden M durumu anlatır ve şikayetçi olur. Polis memurları verdikleri ifadede, kendilerinin bir kusuru olmadığını, karakol amirinin emrini yerine getirdiklerini söylerler. Polis memurlarının serbest bırakıldığını gören M, akşam karanlığında, karakolun önünde duran polis aracının dört tekerini de bıçakla kesip, camlarını kırar. Hırsını alamayan M. ertesi gün de karakolun bütün camlarını taşlar. Olayı “hukuka uygunluk nedenleri” ve “ suç sayısı” bakımından değerlendiriniz. (15 puan)”

 

6. Uzun zamandır iş arayan ancak başvuruları sonuçsuz kalan mimar Selim, Rusya’da büyük inşaat işleri olan bir firmadan, iş görüşmesi için davet alır. Görüşme sırasında giyebileceği güzel bir elbisesi olmayan Selim, oyuncak bir tabancayla bir kuru temizleyiciye girer ve dükkan sahibi Kerem’i tehdit ederek farklı kişilere ait; takım elbise, gömlek ve paltoyu alır. Polise haber vermesini engellemek için, Kerem’in cep telefonunu parçalar; anahtarları alıp dışarı çıkar ve kapıyı kilitleyerek kaçar. Kerem uzun süre dükkanda kilitli kalır. Olayı değerlendiriniz. (20 puan)”

Cevapları bekliyoruz. Sizin de bir yanıtınız varsa buyrun aşağıda “yorumlar” bölümüne….

Soru kağıdının aslı burada.

1 Yorum

  1. Gasilhane says:

    Ben kişisel sebeplerden 3. soruyu alıyorum ve zerre hukuk bilgim olmadığı için o üç açıyı değerlendirme kapasitem de olmadığından sonucu özet geçiyorum: Agop’un katili asla ceza almaz. İnsan hakları avrupa mahkemesinde olay sürünür, tazminat ödenebilir. Ailesi perişan olur.

    Azınlık okulunu belediye tesisi yapsınlar, kiliseyi müze yapsınlar, ayıracakları kaynakla Rixos’ta kahvaltı yapsınlar. Yeter ki can alıp durmasınlar. Azınlık komisyonu tarzı bir kurum tesadüfen okuyorsa sözüm sana Mahmut. Herşeyi yapın, canımızı bırakın.

Yorum Girin