Yangında Ne Kaybettik?


Yunanistan’da yayınlanan Kathimerini Gazatesi’nin bugünkü sayısında Nikos Konstandaras yazısında dün Syntagma’da yaşanan olayların sonuçlarını sorguluyor. Yazının Türkçesini Şeyler’de yayınlıyoruz.

Yangında Ne Kaybettik?

Nikos Konstandaras / Kathimerini

Yangında kaybedilenler kaybetmekten korktukarımızdan daha fazlası olabilir. Attikon sinemasının da bulunduğu neoklasik bina Atina’nın en güzel yapılarından biriydi ve bize geçmişine, bugününe ve geleceğine saygı duysaydık şehrimizin nasıl olacağını bize hatırlatan bir anıttı. Belki de kaybı uygun bir kurban oldu- yaratamadığımız için yoketmeye koşmamızın, anıları bir kenara bırakıp geleceği düşünmemiz gerektiğinin, kül ve öfkeyle karalanmış sembolü.

Alevler arasında kaybettiklerimiz belki de azalacak gelirlerden daha büyük, maaşların yüzdelerinden daha büyük, kaybedilecek tasarruflardan, unutulmuş umutlardan daha büyük. Teklikede olan kimliğimiz, uygarlığımız. Euro Bölgesi’nde kalamaz, kendimizi Avrupanın kıyısında buluverirsek yenilmiş, aşağılanmış ve yalnız olacağız.

Sadece mali olarak kaybetmiş olmayacağız, Avrupa’ya katılmamızın yok etmeyi başaramadığı ve başımızı her zaman belaya sokmuş davranış biçimlerine hızla teslim olacağız. Çevreye karşı işlenen suçlar ve doğru dürüst çalışmayan hukuk sistemimiz yüzünden Avrupa Mahkemesi’nde insan hakları ihlalleri konusunda lider olmamız bir tesadüf değil. Eğer ülkenin geleceği, yaşam kalitemiz konularında bu kadar kayıtsız isek, eğer Avrupa kanunları bu umursamazlığımızı sınırlayamamışsa, kendimizi gururlu bir tecrit içinde bulunca nasıl ilerleyebileceğiz?

Bugün ne Parlamento’nun yeni kredi ve borçların azaltılması anlaşmasını onaylaması, ne de Çarşamba günü euro bölgesi üyelerinin bizi komada tutup tutmama kararları büyük önem taşıyor. Bugün önemli olan felakete giden yolda bizi esir alan zayıflıklarımızdan bu kez kaçamayacak olmamız. Pazar günü yine siyasetçilerimizin sanki parçalanmanın ve yanlış ifadelerin zamanıymış gibi hala dış tehditler arayıp Parlamento’da birbirine girmelerini izledik, oysa bizi öldüren veba evin duvarlarının içinde. Yine Pazar günü halkı bilgilendirmeyen, onlara ilham kaynağı olmayan, birilerinin insanları düşünmekte olduğunu gösteremeyen, hiç kimsenin ilgisiz kalmayacağını hissettiremeyen liderlerimizin umursamazlığından doğan halkın öfkesini izledik. Yetersiz kalmış hükümet halkına Avrupa’nın Yunanistan’a yaptığı muamelenin aynısını yapıyor- onları güvensiz ve mahrumiyet dolu bir hayata itiyor ve arkasına dayanıp bocalamalarını, tepki vermelerini ve sonu olmayan çabalara girişmelerini izliyor.

Tek umudumuz halkın öfkesinin giderek tehlikeli boyutlara ulaştığı bu günlerde, diğerleri sadece kendi çıkarlarını düşünürken çökmekte olan siyasi düzen içinde bu zor zamanların yükünü taşıyabilecek yeterli sayıda siyasetçinin kalmış olması. Alevler geleceğimizi ve Avrupa’nın vizyonunu yalamakta zira.

 

(Yazının İngilizce aslını buradan okuyabilirsiniz.)

1 Yorum

  1. Eliana says:

    Bugfcn (30Ocak) gezinirken brieyrlerde sitenin varlığından vede yeniden başladığını okuyunca, doğal olarak iktidar tarafı ile mfccadele edildiğini varsayıp geldim. c7okda şaşırmadım. Sol gibi sol parti .. bu kısmını pek umursamıyorum. Ama MUHALEFET EDECEK PARTİNİN HALKA Sd6YLEYECEK Sd6Zdc OLMALI . Size katılıyorum ve izliyeceğim.

Yorum Girin